Çok bilinen bir slogan var. Rüzgâr ve güneş bize yeter. Bu sözü çevre mücadelesi yürüten aktivistler sıklıkla kullanmakla beraber yenilenebilir enerjinin günümüzün tükenen diğer enerji kaynakları arasında ne kadar önemli olduğu da su götürmez bir gerçek.
Yenilenebilir enerji bilmeyenler açısından anımsatmak gerekirse adından da anlaşılacağı üzere sürdürülebilir enerji kaynaklarına verilen isim. Rüzgâr, güneş, biyokütle, jeotermal yenilebilir enerji kaynakları deyince aklımıza ilk gelen enerji türleri
Ülkemizde son yıllarda devlet teşvikleri ile bu konuya ayrı bir önem verilmekte. İlk çalışma kişi ve kurumların 500 kWA’ya kadar güneş enerji sistemi kurarak kendi enerjilerini üretip çevrelerine satabilmeleri iken daha sonra güç oranları iki katına çıkarıldı.
Elektrik işleri Etüt İdaresi tarafından bu konuda açıklanan eylem planının ana hatları ise şöyle:
- 2023’e kadar açıklanan eylem planında en göze çarpan madde hiç kuşku yok ki elektrik enerjisi gereksiniminin %30’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması konusunda bir hedef konulması
- TEP oranlarının Avrupa oranlarının üstünde olması nedeniyle Avrupa Birliğine uyum sürecinde bu oranın düşürülmesi için acilen yenilebilir enerji kaynaklarının kullanılması ve bunun için uygun stratejilerin belirlenmesi bir diğer atılan adımdır
- Yaklaşım olarak ise şeffaflık, güvenirlik, yenilikçilik, işbirliği ve uyumluluk doğrultusunda çalışmalar yapılacaktır.
- Gerek TKDK, gerek ise Kalkınma Ajansları kapsamında yenilebilir enerji kullanacak özel sektöre ciddi hibeler söz konusudur.
- Hidroelektrik santraller için ciddi araştırmalar yapılmakta uygun olan her yere ise HES kurulması planlanmaktadır.
Yurt dışında ise Almanya güneş açısından çok zengin olmamakla beraber güneş enerjisini en yoğun kullanan ülkelerin başında gelir.
Keza İngiltere artık kömür santrallerini kapatarak tamamen yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumdadır.
Japonya’da da benzer bir durum vardır. Son olarak İngiltere ve Avustralya’nın biokütle enerjisi konusunda dünyada oldukça ileride olduğunu da belirtmekte fayda var, zaten AB’nin YEK direktifleri AB üye ülkelerini bağlayan bir durumdur.
Küresel ısınmanın etkileriyle karbon salınımının artması nedeniyle yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımına acilen gereksinim olduğu da açıktır.





Leave a Comment