Yenilenebilir enerji konusunda çalışmalar hızla ilerlerken başka bir taraftan da değişik hamleler göze çarpıyor. Rusya ile imzalanan nükleer enerji antlaşmasından sonra 2013 mayıs ayı içerisinde Japonya ile de Sinop nükleer güç santrali için antlaşma imzalandı. Bu yazımızda ülkemizde son 5 yıl içerisinde yaşanan gelişmeler ışığında enerjinin geleceği üzerine tartışacağız. Ayrıca Irak’ın kuzeyi ile varılan petrol mutabakatı ve bunun Türkiye’ye sağlayacağı faydalar üzerinde de duracağız.
Yenilenebilir enerji vs Nükleer enerji
Türkiye büyüyen ekonomisinden ve yükselen tüketiminden dolayı enerji talebi yükselerek artan bir ülke, bu durum özellikle ülkemizin yumuşak karnı olarak bilinen cari açığın en büyük sebebi. Her yıl enerji için 60 milyar dolardan fazla bir para yurt dışına gönderiliyor, eğer gerekli önlemler alınıp yatırımlar yapılmazsa gelecek yıllarda bu miktar daha da artacak bunun sonucu ise Türkiye için tam bir felaket olabilir. Tüm bu sebepleri göz önünde bulundurursak ülkemizin daha fazla enerji üretmesi gerektiği sonucu ortaya çıkıyor, durumun bilincinde olan hükümet yetkilileri ve özel sektör sürekli olarak çareler peşinde koşuyor.
Yenilenebilir enerji yatırımları artarak devam etse de kısa sürede ihtiyaçlara cevap verecek konuma gelmesi mümkün gözükmüyor, durumun vahameti bizleri her ne kadar tehlikeli olsa da gelişmiş dünyanın on yıllardır kullandığı nükleer enerji teknolojisine yöneltiyor. 2010 yılında Rusya ile varılan antlaşma sonucunda Mersin Akkuyu’da nükleer güç santrali kurulmasına karar verilmişti. 2013 mayıs ayı içindeyse yeni bir adım daha atıldı ve ülkemizi ziyarete gelen Japon başbakanı Abe ile Sinop nükleer güç santrali için mutabakata varıldı böylece Sinop’da ki santral ihalesini Japonlar kazanmış oldu, dönemin Enerji bakanı Taner Yıldız’ın ifadesine göre 2 santral 2022 yılında devreye alınmış olacak ve Türkiye’ye yıllık 7,5 milyar dolar değerinde enerji üretecek.
Hükümet yetkilisi daha şimdiden üçüncü nükleer santralin yapılacağı bilgisini de aktardı. Hedef olarak da 3. santralin %80’inden fazlasının yerli imkanlarla yapılmasını gösterdi.
Irak petrolü ve doğalgazı yükseliyor
Nükleer santral yatırımları devam ededursun, geleneksel enerji ham maddeleri olarak bilinen petrol ve doğal gaz’da da heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Son zamanlarda Kuzey Irak bölgesel yönetimi ile Bağdat merkezi yönetimi arasında başlayan restleşmenin temelinde petrol paylaşımı geliyor. Irak’ın bugün için günlük petrol üretimi 2,7 milyon varil civarında bunun dolar cinsinden yıllık karşılığı ise 100 milyar dolardan fazla. Şimdi sıkı durun! Irak’ın 4-5 sene içerisinde günlük petrol üretiminin 7 milyon varile yükselmesi öngörülüyor, buna doğal gaz gelirleri de eklendiğinde Irağın enerji ihracatından yıllık geliri 300 milyar doların üzerine çıkmış olacak, bölgesel ve merkezi yönetimin arasında yaşanan sürtüşmenin sebebi bu veriler ışığında daha anlamlı hale geliyor. Irak’tan akacak petrolün Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması ülkemizi hem bir enerji üssü hem de bir enerji merkezi haline getirebilir, Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmelerde bu verilerin payı olduğunu da bilmek lazım.
Yenilenebilir enerji bu sürecin neresinde
Yaşanan gelişmeler Yenilenebilir’in pabucunu dama atmış gibi gözükmesin çünkü yenilenebilir enerji yatırımları kendi mecrasında hızla artmaya devam edecek. Üstelik her ne şart altında olursa olsun gelecek Yenilenebilir Enerji hakimiyetinde olacak.


Leave a Comment